Genç Osman'ın Kanı Yerde Kalmadı

18 Mayıs 1622’de II.Osman’ın hac bahanesi ile Yeniçeri ocağına karşı bir girişimde bulunacağı söylentisi Yeniçerileri ayağa kaldırdı. “Padişahın Hicaz’a gitmesi bizden yüz çevirmesi, nefret etmesindendir. Nizam-ı alem işleri için padişahlar haccı terk ederler, padişah bu işten vazgeçmelidir” diyerek isyan ettiler ve bir liste yazarak bazı devlet adamlarının kellesini istediler.

Bu gelişmeler üzerine Genç Osman hac teşebbüsünden vazgeçerek saraya döndü. Asilerin isteklerini reddetti. Bu durum üzerine asiler saraya akın ettiler. Topkapı Sarayı’nın birinci ve ikinci avlusu asiler tarafından kuşatıldı. Asiler fazla zorlanmadan Harem’e kadar ilerlediler. Burada bir odada hapis tutulan I.Mustafa’yı bulup padişah ilan ettiler. Bu gelişmeler üzerine padişah, asilerin isteklerini kabul etmek zorunda kaldı. Yeniçerilere teslim olmaktan başka çaresi kalmayan II.Osman, yatsı namazından sonra Ağa Kapısı’na gitti. Padişah ilan edilen I.Mustafa’nın ise akli dengesi yerinde değildi. Durumu Mustafa’nın annesi kontrol altında tutuyordu.

Genç Osman'ın Orta Camiye Götürülüşü Tasviri
II.Osman’ı alan askerler, yolda gördükleri perişan kılıklı bir adamı atından indirip, padişahı o ata bindirdiler. Genç padişahın etrafına biriken asiler, el kol hareketleri yapıp, ağza alınmaz küfürler ediyorlardı. Asilerden biri yolculuk esnasında Genç Osman’ın baldırlarını sıkıp küfür edince, padişah ağlayarak “Behey edebsiz mel’un! Padişahınız değil miyim? Nedir bu ettiğiniz cefa!” dedi. Devrik Sultan’ı Mustafa ve annesinin de bulunduğu Orta Cami’ye getirdiler. Mustafa’nın annesi damadı Kara Davud’un veziriazamlığını yeniçeri ağalarına onaylattı. Davud Paşa Genç Osman’ı hemen öldürme düşüncesindeydi. Ancak Yeniçerilerin bir kısmı bu tasavvuru öğrenince “ Zinhar Sultan Osman katl olunmaya, rızamız yoktur. Şimdilik Sultan Mustafa Han padişahtır. Sultan Osman mahpus dursun sonra ne gerekirse öyle olsun “ dediler. Ancak ortalık bir miktar yatışınca Veziriazam Davud Paşa Yedikule’de Cebecibaşı’ya Genç Osman’ı boğdurttu. Cebecibaşı delil olarak sultanın kulağını kesip I.Mustafa’nın annesine götürdü. Osmanlı tarihinde ilk defa bir padişah idaresi altındaki insanlar tarafından öldürülüyordu. Onun ölmesiyle devlet tam bir kargaşa ortamına girdi.

Padişahı boğdurtan Kara Davud Paşa, asilerle birlikte hareket etmesine rağmen durumu kontrol edemedi. Kapıkulu sipahileri kendisine “Sultan Osman’ı neden öldürdün, biz sana emanet vermiştik” diyerek saldırdılar. Kara Davud Paşa, Sultan Osman’ı I.Mustafa’nın emriyle öldürttüğünü söyleyince sipahiler dağıldı. Ancak etrafındaki desteği kaybeden Kara Davud Paşa için iktidarın sonu gelmiş, veziriazamlıktan azledilmişti. Davud Paşa’nın yerine önce Lefkeli Mustafa Paşa, sonra da Gürcü Mehmed Paşa getirildi.

Bu sırada Erzurum Beylerbeyi Abaza Mehmed Paşa, kendi adamlarıyla şehirdeki yeniçerilerin arasına çıkan bir kavga sonucu bütün yeniçerileri şehirden kovdu. Bununla yetinmeyen Abaza Mehmed Paşa, padişah katili ilan ettiği kapıkullarını yakaldığı yerde öldürttü. II.Osman’ın intikamını almak amacıyla bir ayaklanma başlattı. Yanına bazı beylerbeyleri ve halkın bir kısmı da katılarak 30.000 kişiye ulaşan asiler, Anadolu’da eline geçirdikleri tüm yeniçeri,cebeci,topçu gibi kapıkulu mensuplarını öldürdüler. Merkezdeki kapıkulu sipahileri ise “padişah katili” olarak anılmaktan rahatsız olup hükümetten gerçek padişah katillerini cezalandırmasını istediler. Şeyhülislamdan fetva aldılar. Sonunda I.Mustafa da bir hattı hümayun ile Genç Osman’ın katillerinin cezalandırılmasını istedi. 
I.Mustafa

Bu durum üzerine veziriazam Gürcü Mehmed Paşa harekete geçti. Padişahı boğan ve kulağını kesen cebecibaşı kaçarken yakalandı ve idam edildi. Kaçıp gizlenen Kara Davud Paşa da yakalanarak hapsedildi. Ancak tam idam olunacağı sırada Davud Paşa taraftarları kargaşa çıkartarak onu celladın elinden kurtardılar. Kendisini yeniden veziriazam ilan ettiler. Ancak Gürcü Mehmed Paşa, adamı Çeşteci Ali Ağa’yı göndererek Davud Paşa’yı yakalattı. Yedikule’de II.Osman’ın hapsedildiği yere konuldu. Ertesi gün divanda kapıkulları II.Osman’ın katlinde etkileri olmadığını söyleyip af dilediler. Kimsenin Kara Davud Paşa’yı desteklemediği anlaşılınca padişah, yeni bir ferman ile gerekenin yapılmasını istedi. Davud Paşa 8 Ocak’ta Yedikule’de Genç Osman’ın öldürüldüğü yerde yine genç Osman’ı boğmak için kullandığı kementle boğularak öldürüldü. 



Bibliografya:
Erhan Afyoncu/ Uğur Demir/ Ahmet Önal
, Osmanlı İmparatorluğunda Askeri İsyanlar ve Darbeler, İstanbul 2010, s.62-80

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

4 yorum:

Tümüyle anımsamıyorum ancak rahmetli Yılmaz ÖZTUNA, Genç Osman'ın boğularak değil kanı akıtılarak öldürüldüğünü söylüyordu. Hatta celladları da Oğuz soyundan birini yaraladıkları için kınıyordu. Boğularak mı öldürüldü dediğim gibi tümüyle anımsamıyorum ancak sırtını bir baltayla yaraladıklarını söylediğini anımsıyorum.

Bakınız: Osmanlı Padişahlarının Hayat Hikayeleri, Yılmaz ÖZTUNA

benım bildigim de osmanlı soyundan olanların kanı akıtılmaz kutsal sayılırdı boğularak öldürülür. Kut inancı hala devam ettiğini gösterir hatta

İstanbul'da bir caminin, Padişah katili bu hain adamın adını taşıması ne kadar üzücü. Kara Davud Paşa'nın mekanı cehennem olsun.

mesahin58 benim okuduklarımdan hatırımda kalan, testislerinin burulması ve omuzuna balta ile vurulmasıdır. Yani kanı akıtılmıştır.

Genç Osman gibi değerli bir padişahı katledip, yerine akli dengesi yerinde olmayan ve kendiside istemediği halde 1.Mustafa'nın zorla tahta çıkartılması, Osmanlı'ya çok büyük kötülük olmuştur.

Bu kötülüğün elebaşılarından Kara Davud Paşa'nın adının bir camide olması çok üzücüdür. Hiç sormuyorlarmı, bu Kara Davud Paşa kimdir? diye..Adam bir haindir.

Yorum Gönder