“Tanrım Bizi Türklerden Koru!”

Yıldırım Bayezid'in 1394'te İstanbul'u kuşatması sadece Bizans'ın değil, tüm Avrupa'nın dikkatini çekmişti. İlk defa Batı Avrupa'dan da askerlerin katıldığı Niğbolu Haçlı Seferi düzenlendi. Daha sonra İstanbul'un Sultan II. Mehmed tarafından 1453'deki fethi ile tehlikenin ne boyutlara ulaştığını daha iyi anlamaya başladılar. Yeni bir Haçlı seferiyle İstanbul'u geri almak istediler, ancak Avrupa iç siyaseti buna müsait değildi.

1522'de, Akdeniz'deki Hristiyan üssü Rodos'un Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethi Batı ve Orta Avrupa'nın iyice tedirgin olmasına sebep oldu. Mohaç'da Macarların iki saatte süpürülmesi ve Kanuni'nin Viyana önlerine dayanması, Avrupalılara tehlikenin kapılarına kadar geldiğini anlatıyordu.

Artık Avrupa'da birçok ülkede "Acaba Türkler bu yıl ülkemize gelir mi?" diye soruluyordu. Tiyatro, bale, opera gibi eserlerde, halk şarkılarında ve şiirlerde Türk korkusu varlığını hissettiriyordu. Bunun sebebi hem halkı Osmanlı tehlikesine karşı canlı tutup bir korku kalkanı oluşturma isteği, hem de halkın Türklere karşı duyduğu korku ile karışık ilgiydi. Yazarlar Türk korkusunu yenebilmek için komedi türü tiyatrolarında Türklerin doğaüstü varlıklar olarak görülmesini eleştirmişlerdir.

Avrupalılar, Osmanlılara Türk, Osmanlı İmparatorluğu'na Türk İmparatorluğu, Osmanlı Ülkesi'ne Türkiye, Osmanlı hükümdarlarına da Gran Turco yani Büyük Türk dediler. Avrupalılar için Türk=Müslüman=Doğu, aynı manaya gelir, Müslüman olan bir Hristiyan için Türk oldu tabiri kullanılırdı.

Tanrım yardımcı ol bize sözlerinle,
 
Papa'nın ve Türklerin cinayetini engelle,
 
Senin oğlun olan İsa'yı
İsterler senin tahtından indirmeyi
 
Martin Luther'in Türkler'e Karşı Çocuk Duası
Avrupalılar için "Türk" adı; şeytan, dinsiz ve barbar gibi anlamlar ifade ediyordu. Bu düşüncelerini kitaplara ve resimlere yansıttılar.

Avrupa çizimiyle Yeniçeri
Türk ilerleyişinin bir türlü durdurulamaması, Avrupa'da Türklerin yenilmez olduğu kanısını uyandırdı. Bazı din adamları onların "Avrupalılarca işlenen günahların bir cezası olarak Tanrı tarafından gönderildiğini" söylediler. Osmanlılar Tanrı'nın kırbacıydı. Hatta bazıları "Türklerle savaşmak Tanrıyla savaşmaktır" demişti. Avrupalılar üzerinde öyle bir yılgınlık havası doğmuştu ki artık "Bu dünya Türklerin, ahiret bizim olacak" diyorlardı. Türk korkusu tam bir kabusa dönüşmüş, Osmanlı ilerleyişi kıyamet alâmeti olarak yorumlanmıştı.

Avrupalı aydınlar eserleriyle Türk korkusunu yenmeye çalıştılar. Erasmus bu konuda "Osmanlı İmparatorluğu'nun büyüklüğü insanları korkutmamalıdır. Roma ve Büyük İskender'in imparatorlukları da çok büyüktü ancak hepsi yıkılıp gitti." demektedir. Protestanlığın kurucusu Martin Luther ise Türklere Karşı Savaşa Dair adlı eserinde, "Türk Tanrı'nın öfkeli kırbacı, yakıp yıkan Şeytan'ın uşağı olduğu için, Türk'ten önce efendisi olan Şeytan'ı yenmek, Tanrı'nın kırbacını almak ve Türk'ü yalnız bırakmak gerekir." demektedir.
 
Avrupalılar, kendilerini Türkler'den koruduğuna inandıkları birçok inanca da sahiplerdi. Bazıları savaşlarda ölen Türkler'in kemiklerini yine Türkler'den korunmak için boyunlarına asar, bazen inşa ettikleri kale duvarlarının arasına koyarlardı. Ayrıca kiliselerde Türklere karşı verilen kayıpları hatırlatmak için "Türk Çanları" çalınır, "Türk vaazları" verilirdi. Almanlar tarafından Türklerden korunmak amacıyla yüzlerce dua yazılmıştır.
Yüce İsa, yaşayan Tanrı’nın oğlu, bizim kurtarıcımız ve huzur verenimiz. Sana sesleniyoruz pişmanlık dolu bir yürekle ve senden acizane bizi duymanı istiyoruz.

Zalim Türk tiranı hiddetiyle, Hıristiyan kralıkları ve ülkelerine bütün gücüyle saldırmayı ve savaşmayı, kılıç ve ateşle, yağmalama ve zindanla tamamıyla yıkmayı, Hıristiyanlık inancını yok etmeyi ve bunun yerine lanetlenmiş batıl inancını yerleştirmeyi hedef edinmiştir; Bizleri ise, senin kutsal adını hiçe sayarak ve hakaret ederek ve Hıristiyanlık inancının değerini düşürerek, vahşice boyundurukları altına almak istiyorlar.

Bize merhamet göster Yüce İsa. Kana susamış zalim düşmanın gücünü ve tiranlığını yık ve kır, bizleri onun ellerine bırakma ki o da tüm gururu ve inadıyla demesin: 'Nerde şimdi Hıristiyan Tanrısı?'

Türklere Karşı Bir Hristiyan Dua 

Viyana'da Sipahiler
Avrupa'da Türk korkusu ilk önce Malta Kuşatması'nın başarısız olması ve 7 Ekim 1571'deki İnebahtı Deniz Muharebesi'nin kaybedilmesi ile sarsıldı. Bu tarih bütün Avrupa'da bayram günü ilan edildi. İstanbul'un fethinden itibaren süregelen "Yenilmez Türk" imajı sarsılmış, Avrupa'nın kendine güveni gelmişti. Köprülüler dönemi ve II.Viyana Kuşatması Türk korkusunu yeniden canlandırdı. Uyvar'ın fethiyle "Türk gibi kuvvetli" sözü tekrar söylenmeye başlandı. II.Viyana Kuşatması'nın başarısız olmasıyla Türkler'in yenilmez olmadığı bir kere daha kanıtlanmıştı. Avrupa'daki Türk korkusundan geriye bugün, "Avrupa'nın karabasanı" ifadesi kalmış ve her fırsatta dile getirilmiştir.
Kitap Vitrini
Avrupa arşivleri ışığında "Avrupa'da Türk Korkusu"nu ele alan titiz bir çalışma.
-Avrupa'da Türklere nasıl bakılıyordu?
-Türk deyince Batı'nın aklına gelenler.
-Martin Luther'in Türkler Hakkındaki Genel Görüşleri
-Tanrı'nın Cezası Olarak Gönderilen Türkler
-Deccal Türkler
-Yecuç-Mecuç Olarak Yorumlanan Türkler
-Martin Luther'in Türklere Karşı Çocuk Duası
Türklere karşı yazılan dualar içeriklerine göre beş farklı başlık altında incelenmiştir. Bunlar sırasıyla çocuk ve gençlere yönelik dualar, evde okunacak dualar, kilise duaları, savaş duaları ve özel bir kesime yönelik olmayan dualarıdır. 
_______________________
BİBLİYOGRAFYA

■ Leyla Coşan, Tanrım Bizi Türklerden Koru, Yeditepe, İstanbul 2012
■ Leyla Coşan, Kıyamet Alâmeti Türkler, Yeditepe, İstanbul 2012.
■ Özlem Kumrular, Türk Korkusu, Doğan, İstanbul 2008.
■ Özlem Kumrular, İslâm Korkusu, Doğan, İstanbul 2012.
■ Özlem Kumrular (Ed.), Dünyada Türk İmgesi, Kitap, İstanbul 2005.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

2 yorum:

bize bu vatanı çok zorlukla bırakmışlar bizde yakışır kullanıyormuyuz acaba (!)

Geçmişimiz zaferlerle dolu , bize geçmişimizi öğretmemek istiyorlar ama yeni nesil eminimki Türklüğüne sahip çıkacaktır .
Bizi Atatürkçü,Osmanlıcı,İslamcı,Türkçü deyip bölmeye çalışıyorlar ama biz çok büyük bir ulusus bizim 1 tane atamız yok Atatürkte,Fatihte,Yavuz handa,Süleyman şah da ,Oğuz kağanda bizimdir bunu unutmayalım .

Yorum Gönder