İngiltere Osmanlı'dan Yardım İstemişti

Osmanlı Padişahı III.Murad devrinde İngiltere ile ilişki kurulmuştu. İngiltere, Habsburglar'ın İspanya kanadı tarafından işgal edilmek üzereydi. İngilizler, Fransa'nın yaptığı gibi Habsburglar'a karşı Osmanlılar'dan yardım istediler. III.Murad ile ilişkiye geçerek, İspanya donanmasının İngiltere'yi işgalini önlemek için talepte bulundular ve başarı sağladılar. İngiltere, Türk donanmasının yardımıyla İspanyol işgalinden kurtuldu. Bu konu birkaç yıl önce, saygın İngiliz gazatelerinden The Guardian'da "Niçin Türklere Teşekkür Etmeliyiz?" başlığı altında yayınlanmıştı.

Kraliçe Elizabeth'in askerî danışmanı Walsingham, 24 Haziran 1587'de İstanbul'daki İngiltere elçisi William Harborne'e gönderdiği mektupta, padişahı İspanyollar'a karşı harekete geçirmek için elinden ne geliyorsa yapmasını ve İngilizler'in iyi insanlar olduğunu anlatmasını istiyordu:
“Gönderdiğiniz 9 Mart 1587 tarihli mektubunuz ulaştı. Mektubunuzdan Osmanlı Sultanı ve danışmanlarıyla devam ettirilmesi gereken münasebetlerin, emirlerimiz doğrultusunda ihtimam ve basiretle yerine getirildiğini öğrendik. Padişah'ın Hocası Sadeddin Efendi vasıtasıyla Sultan'ın kendilerine mektup göndermesinden dolayı Kraliçemiz çok sevindi. Osmanlı Padişahı Üçüncü Murad'ın İspanya Kralı'yla antlaşma yapmaya yazdığınız suretle yanaşmamasından dolayı Kraliçenin fevkalade müteşekkir kaldığını Sultan Hazretleri'ne söyleyin... İspanyol kudretinin tehdidi, Sultana tâbi Kuzey Afrika beylerinin göndereceği kadırgalarla engellenebilir. Az bir masrafla yapılabilecek saldırıyla, İspanyol Kralı büyük ölçüde rahatsız edilecek ki, bu durumda İngiltere'nin karışmasına bile gerek kalmayacak... Tebaamıza karşı Türkler'in teveccühlerinin artması için Kraliçe'nin emri ile Sir Francis Drake'in, halen İspanyol deniz yollarında devam eden seferi sırasında kurtardığı Müslümanlar'ı ceplerine para bile koyarak serbest bıraktığını, İspanyollar'ı da Berberilere köle olarak sattığını söyleyebilirsiniz.”
                               
                             Greenwich'teki saraydan Sir Francis Walsingham
İngiltere'nin Osmanlı İmparatorluğu'na gönderdiği elçiler, İspanyollar'a karşı yardım alabilmek için her yolu denemişlerdi. İngiliz temsilcisi Harborne, III.Murad'a sunduğu arzuhalinde diplomatik üslubu bırakmış, neredeyse yalvarıyordu:

“ Padişahın yüce katına arzuhal ilam olunur. Saadetlü Padişahım Hazretleri sağolsun. Devletlü ve saadetlü, alemin sığındığı Padişah Hazretleri'nin yüce katlarına kullarının arzı budur ki, "İngiltere Kraliçesi" ile "Zat-ı Şahaneleri" arasında mukaddes bir sulhun vücut bulması hususunda Büyük Tanrı bu kulunuzu başlıca vasıta seçmek lütfunda bulunmuştu. Bendeniz dokuz yıl önce bu görevi sadıkane bir tarzda ve isteyerek ifade ettim ki, hususuyla zat-ı şahanelerine bahşedilen kudret ve kuvvet vasıtasıyla bizim müşterek düşmanımız olan bütün putperestleri imha edeceklerini ummuştum. Büyük Tanrı'nın adıyla masum kulunuza acımanız için yalvarırım. Eğer bu putpereste (İspanya'ya) karşı var kuvvetinizi göndermek niyetinde değilseniz, ona zarar vermek üzere hiç olmazsa 60 veya 80 kadırga gönderiniz. Efendim Kraliçe bir kadın olduğu ve cinsiyeti bakımından savaşa meyilli olmaması lazım geldiği hâlde Tanrı'nın bu konudaki emrini var kuvvetiyle yerine getiriyor. Eğer size çok sadık kalan bir hükümdar dostunuzu en nazik zamanda kendi hâline bıraktığınız takdirde, sizin hareketinize bütün dünya şaşıracak. Çünkü, Efendim, sizin vaadinize ve dostluğunuza güvenerek gerek kendi hayatını, gerek devletini büyük bir tehlikeyle attı. Zat-ı Şahaneleri, Efendim ile birlikte hakimane bir tarzda vakit geçirmeksizin bir Donanma çıkarırsanız bununla Büyük Tanrı'nın buyruğu, Şeriat'ın emri ve meydana gelen fırsatın icabı, Yüce Osmanlı Nesli'nin şan ve şerefi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun muhafazası yolunda hareket etmiş olacaksınız. Bu yapıldığı takdirde mağrur İspanyol ile sahte Papa ve bütün taraftarları, yalnız zafer ümitlerinden mahrum edilmekle kalmayacaklar, belki de bu tür küstahlıkların cezasını bulacaklar. Tanrı ancak kendine yakın olanları himaye eder. Sizin vasıtanızla Tanrı putperestleri cezalandıracaktır ki, arta kalanlar bizler gibi hakiki Tanrı'ya tapanlar zümresine dahil olacaklar. Hak yolunda mücadele eden bizleri Tanrı zafere ulaştıracak ve bir çok nimetlere kavuşturacak.”
Bu mektuplara karşı III.Murad'ın cevabı şöyle olmuştu:

“İki ülke arasındaki dostluk ve Ahitname-i Hümâyûn gereğince dost ve düşmana karşı birlikte hareket edilecek. Ahitname şartlarına uyulduğu takdirde İngiliz tüccarlarına kimsenin zulüm etmek ihtimali olmaz. Eskiden Osmanlı Padişahları ile dostluk edenler nasıl saygı görüp himaye edilmişlerse size de o şekilde muamele edilecek. İspanya'da esir olan Müslümanların İngiltere tarafından kurtarılması sadakat ve bağlılığınızın göstergesi. Elçinizle göndermiş olduğunuz mektubunuzda Osmanlı Donanması'na ilişkin söyledikleriniz hususunda hepsiyle ilgili malumum olmuştur. İlkbaharda büyük bir donanma gönderilmesi kararlaştırıldı. Allah'ü Teala, Donanma'yı zafere ulaştırsın. ”
Sonuç olarak, Osmanlı İmparatorluğu'nun İngilizlere yaptığı yardım işe yaramış ve İspanyollar Türklerin Akdeniz'deki manevralarından çekinerek donanmanın bir kısmını burada bırakmış, İngiltere'nin karşısına tam kuvveti ile çıkamamıştı.  30 Temmuz 1588'de meydana gelen Gravelines Deniz Muharebesi'nde, İngiliz donanmasının komutanı Sir Francis Drake İspanyolları rahatlıkla mağlup etti. İngiliz tarih Profesörü Jerry Brotton bu konuda; "Osmanlılar'ın manevlaraları İspanyol Kralı II.Philip'in donanmasını dağıttı. Artık okullarda İspanyol ordusunun neden İngiltere'yi işgal edip, Protestanlığa son veremediği konusuna bir neden daha eklememiz gerekecek. Bu da Kraliçe Elizabeth  tarafından tesis edilen İngiliz-Osmanlı ittifakıydı" demektedir.

Bibliografya:
Erhan Afyoncu, Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, İstanbul 2010, s.649-654
Sabah Gazetesi, İngilizler Bize Niye Teşekkür Etmeli?, 28.07.2010

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

0 yorum:

Yorum Gönder