Yavuz'un Rüyasını Yorumladı, Ölümden Döndü!

Hasan Can, Yavuz Sultan Selim'in savaşta ve barışta yanından ayırmadığı sohbet arkadaşıydı. Hasan Can'ın oğlu Hoca Sadeddin Efendi de Sultan III. Murad’ın ve III. Mehmed'in hocalığını yapmış olan bir Osmanlı tarihçisidir. Hoca Sadeddin, babası Hasan Can ile Sultan Selim Han arasında geçen bir rüya yorumlama hadisesini bizzat babasından dinleyerek Tâcüt-Tevârih isimli eserinde şöyle anlatmıştır:

 “Mısır feth olunduğu günlerdi. Bir sabah Yavuz Sultan Selim Han bana şöyle buyurdu: “Bu gece rüyada Muhammed Bedahşî [1] ’yi gördüm. Yolculuk hazırlığında olup bir beyaz kepenek giymiş, üstüne de bir ip kuşak bağlamıştı. Bu hâlde gelip yolculuğa çıkacağını söyleyip bizimle vedalaştı.” Ben ise gençlik atılganlığı ile hemen rüyayı tabire giriştim ve; “Velilerin görünüşte çıkacakları yolculuk, âhiret seferi olmak gerektir. Eğer vefat etmemiş ise yakında vefat edeceklerine işarettir.” dedim. Padişah hiçbir karşılık vermedi. Ben de rüyayı böyle tabir ettiğim için pişmanlık duydum. Çok geçmeden, Muhammed Bedahşî’nin ölüm döşeğinde olduğu haberi geldi. Yanındakilere; “Harameyn-i Muhteremeyne (Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’ye) hizmetleri ile başlara taç olan Sultan’a benden dua, selâm ve muhabbetlerimi iletirken dünyadan da sefer ettiğimi bildirin.” diye vasiyette bulunmuştu.
Kısa bir süre sonra rüyanın gerçekleştiği haberi sultana ulaştı. Padişah ise hocası Halimi Çelebi'ye şu soruyu yöneltti: “Şöyle bir rüya görmüştüm. Hasan Can da böyle yorumlamıştı. Çoğunlukla rüyanın gerçekleşmesi, tabirin şekline bağlıdır. Şimdi o veli zât, vefat etmiştir. Böyle olması tabirden ileri gelmiştir. Yani Hasan Can ölüme yorduğu için onun vefatında bu tabirin tesiri vardır. Siz hakem olun. Hasan Can bu yönden cezalandırılmaya lâyık değil mi? Bu şekilde tâbirin cezası da şiddetle bir tazir (azarlama) değil mi?” dedi. Hilmi Efendi Hasan Can'a bakarak acemilik ettiğini, kendisinden böyle bir davranış beklemediğini söylemişti. Hasan Can ise savunmasını şu şekilde yaptı:

Sultanım, vefat günü ile rüyanın görüldüğü tarih tespit edilsin. Eğer rüya daha önce ise ferman devletlü Padişahımındır. Eğer iş aksi ise gerçek budur ki, gerisi hazretinize kalmış”
Hasan Can'ın önerisi Halimi Efendi tarafından da uygun bulundu. Selim Han hemen bir tetkik heyetini Bedahşi Hazretlerinin ölüm tarihini araştırmak üzere görevlendirdi. Tetkik heyeti döndüğünde padişaha gördüğü rüyanın, Muhammed Bedahşî’nin vefatından sonrasına rastladığını bildirince Sultan, Hasan Can'a kıymetli bir hil’at (elbise) ile tam ayar iki yüz dinar altın ihsan etti. Hasan Can'da “Bunca lütuf Muhammed Bedahşî’nin kerameti eseridir” diyerek, onun ruhuna dualar etti.
 

[1] Yavuz Sultan Selim, Şam'ı fethettiğinde buranın büyük alimlerinden olan Muhammed Bedahşi ile tanışmış, sohbetinde bulunarak duasını almıştı.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

0 yorum:

Yorum Gönder