Sultan'a "Gözü Kör Olsun!" Diyen Kadın Kör Oldu

Osmanlı padişahlarının yetkileri oldukça genişti fakat bu yetkiler sınırlanamaz değildi.Kanunlar ve gelenekler yetkilerini sınırlayabilirdi.Yani bir padişah kafasına göre her istediğini yapamazdı.Halk padişaha karşı büyük bir saygı ve korku duysa da işler yolunda gitmediği zaman onu eleştirebilmekteydi.Örneğin  1633 yılında meydana gelen büyük İstanbul yangını,şehrin beşte dördünü yok etmişti.Bu hadise üzerine kahvehanelerde hoşnutsuzluk dile getirilmeye başladnı.Dördüncü Murad bu durum üzerine bir ferman yayınlayarak,kahve ve tütün içilmesini yasakladı.Kahvehaneleri kapattı.Bir yol sonra meyhanelerde kapatıldı ve içki yasağı başladı.Bu yasaklara uyulup uyulmadığı bizzat dördüncü Murad tarafından denetlendi.Fakat kahve ve meyhanelerin kapatılmasının asıl sebebi buraların muhalefet odağı olup,devlet yönetiminin eleştirildiği yerler olmasıydı.

"Gözü kör olsun!" dedi,bir gün sonra kör oldu!
Padişahlar hakkında en ilginç atıp tutmaya ise 1788-1813 yıllarını kapsayan Câbi Tarihinde rastlıyoruz.İkinci Mahmud 1810 yılında yanında Silahdar Ağa ve birkaç adamı ile birlikte Fatih semtinde tedbil ederken,yani padişahlığını gizleyerek gezerken ilginç bir olay meydana geldi.İkinci Mahmud bir ekmek fırınının önüne geldiğinde halkın izdiham içinde ekmek almaya çalıştıklarını gördü.Bu sırada zorla ekmek almayı başaran kadının fırından çıkarken:
"Padişahın gözü kör olsun!Bak şu ekmeğe.Bak şu ekmeği alıncaya kadar çektiğimiz eziyete!"
diye söylendiği duyuldu.Bunun üzerine padişahın yanında bulunan kılık değiştirmiş adamlarından birisi:
"Padişah neylesin!Bu çektiğiniz kendi suçunuzdur.Padişahın tarlası,öküzü,çifti yok.Kim ekip biçip,Allah'ın kullarına versin.Bunu siz Allah'tan bilin,padişah neylesin!" dedi.
Kadın iyice çileden çıktı ve kendisine akıl veren bu adama bağırıp çağırdı.İkinci Mahmud bu duruma oldukça öfkelendi ama sabrını elden bırakmayarak görmezden gelir gibi davrandı.Topkapı Sarayı'na döndüğünde şaşkınlığı geçmemişti.Hz.Muhammed'in eşyalarının bulunduğu Hırka-i Şerif odasına giderek,halkın refahının artması için Allah'a dua etti.Ertesi gün,o dönem için büyük bir meblağ olan 100 kuruş verdiği Silahdar Ağa'yı,olayın meydana geldiği fırına gönderdi.
Padişah,Silahdar Ağa'ya aleyhinde bağırıp çağıran kadının evini bularak ona bu parayı vermesi emrini vermişti.Silahdar Ağa,fırına varıp da kadını sorup soruşturduğunda kimseden cevap alamadı.Ancak mahallelere ekmek götüren mahalle ekmekçisi,kadının evini biliyordu.Mahalle ekmekçisinin yardımıyla kadının evine gelen Silahdar Ağa ve yanındaki adamları kadını dışarıya çağırdıklarında şaşkınlık içerisinde kaldılar.Bir gün önce "Padişahın gözü kör olsun!" diyen kadın şimdi karşılarında kör olmuş bir vaziyette duruyordu.
Kadının bu durumu padişaha kötü söz söylediği için Allah tarafından sözleri tersine döndürülerek,ona verilmiş bir ceza olarak yorumlandı.İkinci Mahmud keramet göstermişti.Bu olay,halk ve devlet görevlileri arasında padişahın veli olduğu söylentisinin çıkmasına neden oldu.

Kaynak: Zeynep Dramalı, Tarihi Tersten Okumak, İstanbul 2010,s.377,378

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

0 yorum:

Yorum Gönder