Osmanlı Sadrazamlarının İlginç Lakapları

Osmanlı Sadrazamlarının hemen hepsinin bir lakabı vardır. Bunlardan padişahların kızı ile evlenenler "Damat", kızkardeşleri ile evlenenler "Enişte" gibi lakaplarla tanınırken, sadrazam olmadan önceki işleri ile ("Nişancı", "Bostancıbaşı", "Yemişçi" gibi), babalarının meslekleri ile ("Hekimoğlu", "Müezzinzade gibi), etnik kökenleriyle ("Ermeni","Gürcü" gibi) ve memleketleriyle ("Darendeli" "Sokollu" gibi) anılanlar da vardır. Ancak bazı lakaplar o kadar ilgiçtir ki, bazıları günümüzde hakaret olarak anlaşılabilecek kadar gariptir. İşte o ilginç sadrazam lakaplarından bazıları:


Osmanlı Sadrazamlık Nişanı
SEMİZ ALİ PAŞA: 1561-1565 yıllarında sadrazamlık yaptı. Uzun ve şişman olmasından dolayı "Semiz" lakabıyla anıldı. Şişmanlığı dağlara benzetilen paşanın, atları tarafından güçlükle taşındığı rivayet edilir.
CAĞALOĞLU SİNAN PAŞA: 1596 yılında sadrazamlık yaptı. Kanuni devrinde Piyale Paşa'nın esir ettiği Ceneviz korsanlarından Visconti di Cicala/Cigala'nın oğlu olduğu için "Cağaloğlu" adıyla anıldı.
CERRAH MEHMED PAŞA: 1598-1599 yılları arasında sadrazamlık yapan paşa, cerrahlıktan yetiştiği ve III.Mehmed'i sünnet ettiği için bu lakapla anıldı.
KUYUCU MURAD PAŞA: 1606-1611 yıllarında sadrazamlık yaptı. Celali isyanlarını zor kullanarak bastırması ve ele geçirdiklerini öldürerek kafalarını kuyulara doldurttuğu için "Kuyucu" adıyla anıldı.
ÖKÜZ MEHMED PAŞA: 1614-1616 yıllarında ve 1619'da iki kez sadrazamlık yaptı. Bir öküz nalbantının oğlu olduğu için "Öküz" lakabı ile şöhret buldu.
GÜZELCE ALİ PAŞA: 1619-1621 yılları arasında sadrazamlık yaptı. Yakışıklı ve terbiyeli olduğu için bu adlarla anıldı.
Vanmour'un çizimiyle bir Sadrazam
MERE HÜSEYİN PAŞA: 1622 ve 1623'te iki kez sadrazamlık yaptı. Aslen Arnavut olan paşa, kendi dilinde "al" manasına gelen "mere" kelimesini, birisini öldürtmek ya da zindana koydurtmak istediğinde kulandığı için bu lakapla anıldı.
KEMANKEŞ KARA ALİ PAŞA: 1623-1624 arasında sadrazamlık yapan paşa, ok atmadaki yeteneğinden dolayı "yay çeken" anlamına gelen "Kemankeş" lakabıyla anıldı.
TABANIYASSI MEHMED PAŞA: 1632-1637 yılları arasında sadrazamlık yaptı. Ayakları büyük, tabanı geniş ve düz olduğu için bu isimlerle anıldı.
CİVAN-KAPUCUBAŞI MEHMED PAŞA: 1644-1645 yılları arasında sadrazamlık yapan paşa, ailesinin nüfuzundan dolayı genç yaşta Kapucubaşılığı ele geçirdiği için "Civan-Kapucubaşı" olarak şöhret buldu.
HAZARPARE AHMED PAŞA: 1647-1648 yılları arasında sadrazamlık yapan paşa, I.İbrahim'in tahttan indirildiği sırada birisinin "Bu adamın vücudundan bir parça alanın hastalığı kalmaz" demesi üzerine yeniçeriler tarafından parçalandı. Bu olay üzerine "bin parça" anlamına gelen "Hazarpare" lakabıyla anıldı.
ZURNAZEN MUSTAFA PAŞA: 1656'da 4 saat sadrazamlık yaparak en kısa süre bu mevkide bulunan paşa, yeniçeriliği sırasında zurna çaldığı için bu adla anıldı.
Bir Sadrazam İllustrasyonu
BOYNUEĞRİ MEHMED PAŞA: 1656'da IV.Murad'ın sadrazamı olan paşa, Bağdat seferi sırasında boynundan zehirli okla yaralanınca "Boynueğri/Boynuyaralı" diye anılmaya başlandı.
SÜRMELİ ALİ PAŞA: 1694-1695 yılları arasında sadrazamlık yapan paşa, süslenmeye meraklı olup gözlerine sürme çektiği için bu lakapla anıldı.
ELMAS MEHMED PAŞA: 1695-1697 yılları arasında sadrazamlık yapan paşa, çok yakışıklı olduğu için "Elmas" lakabıyla anıldı. Zenta muharebesinde Avusturyalılar'a karşı savaşırken şehit düştü.
AMCAZADE HÜSEYİN PAŞA: 1697-1702 yılları arasında sadrazamlık yaptı. Köprülü Fazıl Ahmed Paşa'nın amcasının oğlu olduğu için bu adla anıldı.
DALBATAN MUSTAFA PAŞA: 1702-1703 yılları arasında sadrazamlık yapan paşanın, hızlı hareket ettiği için ya da kaba olduğu için bu lakapla anıldığı söylenir.
KAVANOZ MEHMED PAŞA: 1703'te sadrazamlık yapan paşa, kısa boylu ve şişman olduğu için "Kavanoz" lakabıyla anıldı.
KOLAYLIKOZ AHMED PAŞA: 1704'te sadrazamlık yaptı. Babası kalaycı olduğundan sadrazamlığından önce "Kalaylı" lakabıyla anıldı. Sadrazamlığa getirilmeden önce padişahın huzuruna çıkmayı Kozbekçiler odasında beklediği için artık iki lakabının birleştirilmesiyle oluşan "Kalaylıkoz" lakabıyla anılmaya başlandı.
KABAKULAK İBRAHİM PAŞA: 1731'de sadrazamlık yaptı. Kulakları büyük olduğu için bu lakapla anıldı.
BIYIKLI ALİ PAŞA: 1755'te sadrazamlık yaptı. Vezir olana kadar sakal bırakmadığı için bu lakapla anıldı.
CENAZE/MEYYİT HASAN PAŞA: 1789'da sadrazamlık yaptı. Görevi süresince 5 ay boyunca hasta olduğu için bu lakapla anıldı.
KEÇİBOYNUZU İBRAHİM HİLMİ PAŞA: 1806-1807 arasında sadrazamlık yaptı. Çok cılız olduğu için bu lakapla anıldı.



Kaynak: Zeynep Dramalı, Tarihi Tersten Okumak, İstanbul 2010, s.421-424

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

1 yorum:

Öküz Mehmet Paşa'nın lakabı benim bildiğim kadarıyla kendisi Oğuz olduğu için ve Osmanlı yazısında "Oğuz" ile "Öküz" sözcüklerinin aynı yazılmasından dolayı rakiplerince dalga geçmek için söylenmiş. Tabi ne kadar doğrudur bilmem.

Yorum Gönder