Hitler Almanyası'nın Çöküşü

Hitler dünyaya hükmedecek bir Alman imparatorluğu oluşturmaktan ziyade, milliyetçilik duygusunun üstünlüğü, Alman milletinin gururu ve geleceği için yüzyıllardır dünyada söz sahibi olan milletinin ırkını ve istikbalini yeniden bir araya getirip  Avrupa topraklarındaki eski hakimiyetine kavuşturmayı düşünmüştür.

1914 de I. Dünya savaşı çıkınca Hitler Bavyera'da Alman ordusuna gönüllü olarak girmiş ve hürriyete kavuşma düşüncesinden başka birşey düşünmemiş, artık kendi içinde dünyanın hiç bir zaman bu kadar şiddetlisini göremeyeceği bir bağımsız Almanya mücadelesi başlatmıştı. Savaş sırasında kafasına takılan Marksizm artık onun için son ve kesin hedefi Yahudi olmayan bütün devletleri yıkmaktan ibaret olan dünyaya hakim olma anlayışıydı. Bu anlayışı değiştirmek için  Marksizme karşı bir mücadele vermek gerektiğini düşünmeye başlamıştı. Hitler'in Nazizim ve Komünizm arasındaki ezeli ilişkisi bu şekilde başlamıştı. Daha sonraları bütün Alman milletine aşılanan Komünizm düşmanlığı da bu şekilde yerleştirilmişti. Komünizm ve Nazizim arasında ince bir çizgi vardı: Komünizm'de Nazizim'in temelinde bulunan ırk ayrımı yoktu, Komünizm'de Ataistlik olgusu vardı.  Marksist düşüncenin ırklarla bir alıp veremediği yoktu ancak, tüm Almanya için Komünizm, Kapitalizmin maske takmış haliydi.

 

Hitler artık 1924 yılında Almanya'da yaşanan gidişata dur demek ve hayalinde ki Nazi Almanyası'nı kurmak için hükümeti devirme teşebbüslerine başlamıştı, Nazi partisi(Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi)'ni ele geçirdi. Daha sonra Alman halkı için iyi olacağını düşündüğü devlet başkanlığı ile başbakanlığı birleştirerek Almanyanın tek lideri oldu.

''Beceri ve yetenek Eğitimin bir ürünü değildir, bu yetenek kişide doğuştan vardır, yani bu Tanrının bir lütfudur."                                                                                                                        Hitler


Hitler, kendisinde var olan bir takım becerilerin farkındaydı ve genel olarak en önemli özelliği insanları çabuk etkileyebiliyor olmasıydı. Mimik ve jestlerini ustaca kullanan Hitler, mücadeleci bir kişilik sergilemeye çalışıyor ve üstün niteliklere sahip olduğu izlenimi vermek için vücut dilini etkin bir biçimde kullanıyordu.  Hitler'in iktidara gelişi ile Almanya'nın dış politikası değişmişti ve artık Hitler Almanyası için 3 amaç vardı:
   

1- Versay Antlaşmasının kısıtlamalarından kurtulmak.
2- Bir Millet, Bir Devlet ilkesi, 
3-Alman milletine yaşam alanı oluşturmak olmuştur.

23 Nisan 1940'da, Paris'te
Bunlar içinde öncelik Alman ülkesi olduğunu düşündüğü 3 milyon Almanın yaşadığı Çekoslovakya, Avusturya ve Polonya'yı işgal etmekle olacaktı. İşgallerin başlaması ile İngiltere ve Fransa, Almanya'ya ültimaton vererek geri çekilmesini istedi. Hitler'in cevap vermemesi üzerine Almanya' ya savaş ilan ederek II.Dünya savaşını başlatmış oldular.
Hitler Almanyası II.Dünya savaşının ilk 3 yılında ' Yıldırım operasyonu' ile Avrupanın neredeyse tamamını ele geçirmişti. Yunanistan'ı da alarak Avrupada birlik oluşturacak son gücü de yok ediyorlardı. İlerleyen savaş yıllarında Amerika'nın da savaşa katılmasıyla savaşta dengeler yer değiştirmiş, Almanya saldırı konumundan savunma konumuna geçmek zorunda kalmıştır. 1942 sonlarına doğru Almanya Rusya'yı yenebilmek için Stalingrad'ın düşürülmesi gerektiğini düşündü. Hitler'in hesaba katmadığı Rusya'nın ağır hava koşulları Almanyanın ağır hasarlar alması, bir çok asker kaybetmesine, gerileme sürecine girmesine, Rusya'nın ise ilerlemesine sebep olmuştur. Almanya'nın kurtuluş için çaresi kalmamış Müttefikler Berlin'e kadar girerek Almanya'yı tamamen kuşatmışlardır. Almanya'nın Stalingrad Muharebesini kaybetmesi, doğu cephesinden çekilmesi, Afrika'nın müttefiklerin eline geçmesi, İtalya'nın çöküşü II.Dünya savaşının dönüm noktalarını oluşturmuştur. Savaş sonucunda Almanya Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmıştır.  Hitler savaşın ardından  Almanya yenilgisinin kesinleşmesi ve ümitsizliğin iyice artması üzerine 30 Nisan 1945'te Berlin' de Führer yeraltı sığınağında eşi Eva Braun'la birlikte intihar etmeye karar vermiş, kendi vasiyetiyle yakılmıştır. Hitler'in bunu istemesinin sebebinin Sovyet ordusu tarafından yakalanıp teşhir edilmek istememesi olduğu iddia edilmektedir. 
Hitler, iki vasiyetnamesinden ilki olan siyasi vasiyetnamesinde "Almanyanın bütün milletler ve Alman ulusu için zehir gibi tehlikeli olan Yahudileri kovalamaktan asla vazgeçmemesi'' gerektiğini belirtmekteydi. Hitler'e göre Almanya'nın geleceğini tartışmasız bu olgu belirleyecektir. Hitler, savaşa girmekte haklı olduğunu savunuyor ve yenilgiden korkak yalancı generalleri sorumlu tutuyordu. İkinci vasiyeti olan özel vasiyetnamesinde ise tüm hayatı boyunca topladığı sanat eserleriyle doğduğu şehir olan Linz'de bir müze kurulmasını istedi. Tüm şahsi mallarını partiye, eğer parti kalmamışsa devlete bıraktığını ifade etmiştir.



Kaynaklar:

Adolf Hitler, Kavgam, Akvaryum Yayınevi, Çev. Yağmur Reyhani, İstanbul 2005

Anthony Crowe, Hitler,  Tutku Yayınevi, İstanbul 2010

Fahir Armaoğlu, 20. Yüzyıl Siyasî Tarihi, Alkım Yayınevi, İstanbul 2004
 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

2 yorum:

Yorum Gönder