Piri Reis Haritası'nın Şifresi

Piri Reis'in 1513'te çizip, 1517'de Mısır'da Yavuz Sultan Selim'e sunduğu meşhur haritası bir çok gizemli bilgiyi 500 senedir bağrında saklıyor. Ceylan derisi üzerine çizilen harita Güney ve Orta Amerika ile Batı Afrika kıyılarının ortasında kalan Atlas Okyanusu'nu merkezine alıyor. 1929'da Topkapı Sarayı Arşivleri'nde bulunan haritada Piri Reis, araştırmalarını ve bunların kaynaklarını anlatmaktadır. Ayrıca haritanın 500. yılı olan 2013, UNESCO tarafından anma ve kutlama yıldönümleri arasına alınmıştır. Haritanın bir kısmı kayıptır. Piri Reis'in haritasında verdiği bilgilerin Osmanlı Türkçesinden günümüz Türkçesi'ne aktarımı şöyledir:

                                             Haritayı Daha Büyük Görüntülemek İçin Tıklayınız

1: Bu diyarlar imar edilmiştir. Tüm halkı çıplak gezer.
2: Bu diyarlara Antilya (Amerika) derler. Burada dört cins papağan olur; beyaz, kırmızı, yeşil ve siyah. Halk papağan eti yer ve taçlarını papağan tüyünden yapar. Burada mihenk taşına benzer siyah bir taş bulunur. Çok sert olan bu taşı balta olarak kullanırlar.
3: Bu haritayı "Kemal Reis'in erkek kardeşinin oğlu" olarak tanınan Hacı Mehmet oğlu Piri, 1513 senesinin Mart ve Nisan aylarında Gelibolu'da çizmiştir.
4: Bu diyar ki dağlarında bu şekilli canavarlar olurmuş... 
5: İşbu kenarlara Antilya kıyıları derler. 1491 yılında bulunmuştur. Amma şöyle rivayet ederler ki Cenevizlerden bir kâfir, adına Kolonbo derler imiş, bu yerleri o bulmuştur. Kolonbo'nun eline bir kitap geçmiş ki Mağrip Denizi'nin (Atlantik Okyanusu) sonunda kıyılar ve adalar ve türlü türlü madenler ve de elmas dağı vardır diye bu kitapta
Haritada yer alan bir rüzgârgülü
yazar. Kolonbo kitabın tamamını okuyup, Cenevizli devlet adamlarına bu okuduklarını anlatıp, "gelin bana iki tane gemi verin, varayım o yerleri bulayım" der. Bunlar "Mağrip Deryasının sonu olur mu? Havası kötüdür" derler. Kolonbo görür Cenevizlilerden çare yok, gider İspanya Beyi'ne varır, hikayesini bir bir arz eder. Onlar da Cenevizli gibi cevap verirler. Ancak Kolonbo bunlara bıktıracak kadar ısrar eder. Sonunda İspanya Beyi iki gemi verip, baştan aşağı silahla donatıp "Ey Kolonbo, eğer senin dediğin gibi olursa, seni o bölgeye kapudan edeyim" deyip, Kolonbo'yu Bahr-i Mağrib'e gönderir. Merhum amcam Gazi Kemal'in İspanyalı bir kulu vardı. Bu köle üç defa Kolonbo ile o diyarlara vardım deyip, hikayelerini şöyle anlatmıştı: "Önce Septe Boğazına

(Cebelitarık) vardık, oradan da batıya doğru dört bin mil gittikten sonra karşımızda bir ada gördük, amma gittikçe deniz sakinleşmiş ve Kuzey Yıldızı görünmez olmuştu". Karşılarında gördükleri adaya demir atarlar. Adanın halkı gelip, onları ok yağmuruna tutar. Dışarı çıkamazlar ki haber soralar. Adalıların erkeği dişisi ok atar. Hepsi çıplakmış. Karaya çıkamayınca gemilerini adanın öbür tarafına geçirirler. Bir sandal görürler. Sandaldaki adalılar gemileri görünce karaya kaçarlar. Kolonbo'nun adamları sandalı almaya varır, görürler ki içinde adam eti var. Meğer bunlar adadan adaya gidip, adam avlayıp yerlermiş. Kolonbo bir ada daha görüp ,ona varırlar. Görürer ki, adada büyük yılanlar var. Oraya çıkmayıp, başka adaya varırlar. Bu adanın halkı görürler ki gemilerden kendilerine bir zarar yok, varırlar, balık avlayıp filikalarıyla bunlara getirirler. Bunlar da hoş görüp onlara sırça boncuk verirler.
Meğer Kolonbo o bölgede sırça boncuğun muteber olduğunu bulduğu kitapta okumuş imiş. Onlar boncuğu görüp daha fazla balık getirirler. Bunlar daima onlara sırça boncuk verirler. Bir gün bir kadının kolunda altın görürler,altını alıp boncuk verirler. Kolonbo'nun adamları derler ki, "varın altın getirin, sizde daha fazla boncuk verelim" derler. Onlar varıp daha fazla altın getirirler. Meğer bunların dağlarında altın madeni var imiş... Ada halkından ikisini alıp İspanya Beyi'ne getirirler. Amma Kolonbo bunların dillerini bilmeyip işaretlerle anlaşır imiş. Bundan sonra İspanya Beyi papaz ve arpa gönderip ekin biçmeyi öğretmiş. Şimdi o diyarlar tamam açılıp meşhur olmuştur. Kıyıdaki yer isimlerini Kolnbo vermiştir. Kolomb büyük bir yıldız bilimci imiş. Bu haritadaki kıyılar ve adalar Kolonbo'nun haritasından yazılmıştır.

6: Bu harita benzeri bir harita bu asırda kimsede yoktur. Bu fakirin çizimi itibarıyla bir temel oluştu. Yirmi harita ve Büyük İskender zamnında çizilen haritaların sekizinden -ki dünyanın insan yerleşimli bölgelerini gösterir ve Araplar onlara Caferiye der- Arapların bir Hindistan haritasından ve Portekizlilerin zamanımızda çizdikleri dört Asya haritasından ve  Kolonbo'nun batıda çizdiği haritadan faydalandım. Bunları karşılaştırmalı olarak inceleyip çıkarımlarda bulunarak bu haritayı ortaya çıkardım.
7: Portekizliler burada bünler kısaldığında günün 2 saat, uzadığında 22 saat olduğunu söyler. Bununla beraber gündüzler çok sıcak olur, gecelerde de çiy düşer.
8: Bir Portekiz gemisi Hindistan'a giderken ters bir rüzgarla karşılaşıp fırtınayla güney rüzgarı yönünde ilerler. Bir kıyı görüp çıkarlar. Orada çıplak gezen ve kendilerine ok atan insanlarla
karşılaşırlar. Gemidekiler demirledikleri yerde sekiz gün kalır. İşaretleşmeyle halkla alış-veriş yaparlar. O gemidekiler burada gördüklerini yazmıştır. Bu gemi Hint'e gitmekten vazgeçip Portekiz'e döner ve olanları haber verir.
9: Portekizlilerin haritalarına yazdıklarına göre, bu ülkede beyaz tüylü ve bu şekildeki canavarlar ve altı boynuzlu sığırlar varmış.
10: Bu ülkede imar edilmiş yer yoktur, tümü harap haldedir. Büyük yılanlar varmış. Bu sebeple Portekizliler buralara çıkamazmış. Ayrıca çok da sıcak olurmuş.
11: Bu dört gemi Portekiz gemisidir. Şekli de çizilmiştir. Hindistan'a gitmek için Mağrip diyarından (İspanya ve çevresi) Haber Burnu'na (Aden Körfezi'nin Afrika ucu) geçerler.
12: (Bu kısım yazının yarısı çıkmadığından okunamamaktadır. Yazının yarısının olmayışı, bu haritanın kayıp parçalarının olduğunu kanıtlamaktadır.)
13: Flandır'dan (Kuzey Denizi kıyısındaki bölge) gelen bir Ceneviz gemisi fırtınaya yakalanır. Sürüklenip zorunlu olarak bu adalara çıkar. Bu adaları onlar anlatmıştır.
14: Rivayete göre eski zamanlarda Sanvolrandan diye bir
papaz yedi denizi gezmiş. Bu balığın üzerine çıkmış ve yer zannederek üstünde ot yakmış. Balığın sırtı kızınca denize dalıvermiş. Papaz ve tayfası sandala atlayıp gemiye kaçmış. Bu hikaye Portekizlilerden değil, eski haritalardan aktarıldı.
15: Bu parça adalara Undizivercine adını vermişler.
16: Bu adaya Antilya Adası derler. Canavar ve papağan çoktur. İmar edilmiş değildir.
17: Fırtına sonucu bu adaya düşen gemide Nikola di Cuvan adında biri varmış. Haritasına bu ırmakların çoğunda altın olduğunu yazmış. Irmağın suyu çekilince kum içinden çokça altın toprağı toplarlarmış.
18: Fırtınaya kapılıp buraya gelen Portekiz gemisi budur. Ayrıntısı kenarda yazılmıştır (8.açıklama)
19:  Portekizliler buradan günbatısı yönüne geçmez. O taraf tamamen İspanya'nındır. İkisinin yaptığı anlaşmaya göre, Septe Boğazı'nın 2000 mil günbatısı sınırdır. Portekiz o tarafa geçmese de Hint tarafı ve güney tarafı tamamen Portekiz'indir.
20: Bu gemi fırtınaya kapıldı. Nikola di Cuvan denen kişi bu adaya düştü. Adada çok miktarda tek boynuzlu sığır vardır. Bu sebeple adanın adı İzle Vakai, yani Sığır Adası'dır.
21: Bu geminin kaptanının adı Mesir Anton Cineviz'dir, ancak Portekiz'de büyümüştür. Gemisini fırtına bu adalara sürüklemiş. Adalarda çok miktarda zencefil varmış. Bu bilgileri kendisi yazmıştır.
22: Bu denize Mağrip Denizi derler. Ama Fransızlar Mer de İspanya, yani İspanya Denizi
der. Şimdiye dek bu adla bilinirdi. Ancak Kolonbo bu denize açılınca bu adayı (Amerika) o bilinir hale getirdi. Anlaşmalara bağlı olarak Portekizliler de Hint diyarına açıldı. İkisi bu denize bir isim verme kararı aldı. Buranın adını Ovosano koydular. "Sağ Yumurta" demektir. Daha önce bu denizin sonu olmadığını, ötesinin karanlık olduğunu düşünürlermiş. Şimdi bunca kıyının denizi kuşattığını, denizin bir göle benzediğini görünce ona Sağ Yumurta adını verdiler.
23: Bu yerde tek boynuzlu sığır ve bu şekildeki canavarlar olur.
24: Bu canavarın 7 karış boyu vardır. Gözlerinin aralığı bir karıştır. Ama zararsız imiş.tariheyolculuk.org)

Kaynaklar: 
Yusuf Akçura, Piri Reis Haritası Hakkında İzahnâme, TTK Yayınları, Ankara 1999
http://www.ttk.gov.tr/index.php?Page=Sayfa&No=82
Emine Sonnur Özcan, "İlk ve Orta Çağlardan Piri Reis'e Haritacılık",  Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı 547, Haziran 2013
Piri Reis 1513 Dünya Haritasının Anlattıkları (Ek), Haz.Emine Sonnur Özcan, Bilim ve Teknik Dergisi, Sayı 547, Haziran 2013
Zeynep Dramalı, Tarihi Tersten Okumak, Yeditepe Yayınları, İstanbul 2010
http://www.tariheyolculuk.org/2012/04/osmanlilarin-gozuyle-amerikanin-kesfi.html 
http://unesco.org.tr/dokumanlar/duyurular/piri_reis_500.pdf 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

1 yorum:

Güzel bilgi teşekkürler :)

Yorum Gönder