“İt Ağzına Kemik Tutar,Kemik Virelüm!”

Şehzâde Selim (Yavuz),İstanbul’daki siyasî ortamı yakından takip ediyordu.Babasının ölümü durumunda derhal İstanbul’a ulaşabilmek için Rumeli’den herhangi bir sancağın kendisine verilmesini istemiş fakat bu isteği reddedilmişti.Bunun üzerine şehzâde,Trabzon’dan ayrılarak önce Kırım’a,Kefe’deki oğlu Şehzâde Süleyman’ın yanına gitti.Şehzâde Süleyman ve Kırım Han’ından temin ettiği birliklerle Rumeli’ye geldi.İki taraf arasında gidip gelen elçilere rağmen anlaşma sağlanamayınca II.Bayezid’de ordusunun başına geçerek oğlu Selim’i Edirne yakınlarından karşıladı.


Ancak tam bu sırada Rumeli beylerinin araya girip,şehzâdeye Rumeli’de Semendire,Alacahisar ve İzvornik sancaklarının verilmesi hususunda sultanı razı etmeleri savaşı önledi.II.Bayezid,Şehzâde Ahmed’i veliaht yapmayacağına dair, “Kutlu Sultan hayat mülkünde bâki kaldıkça sultanın oğullarından herhangi biri veliaht ve halef tayin edilmesin.Mukadder olan ecelin gelmesinden sonraysa hilâfet işi kuralların temayülleri ve hak ediş doğrultusunda karara bağlansın.” şeklinde bir ahidnâme verdi.Fakat padişah bu ahidnâmeye rağmen Ahmed hakkındaki tasavvurlarından kolay kolay vazgeçmeye niyetli değildi.Rumeli beylerini toplayarak onlardan Şehzâde Ahmed’in padişahlığına itiraz etmeyeceklerine dair söz aldı.Ahmed adına saltanattan çekilmeye hazırlanıyordu.Ancak yeniçeriler,II.Bayezid’in sağlığında başkasını padişah olarak görmek istemediklerini söyleyerek,bu durumu kabul etmediler.Son gelişmelerden hayli rahatsız olan Şehzâde Selim,ordusunu toplayıp tekrar ilerlemeye başladı.Aracıların gayretleri bu defa yetersiz kaldı.Baba ile oğul Çorlu yakınlarındaki Karışdıran Ovası’nda karşı karşıya geldiler.Şehzâdenin birlikleri,bizzat ihtiyar II.Bayezid’in komuta ettiği düzenli Osmanlı ordusu karşısında kısa sürede dağıldı.Bu bozguna rağmen Şehzâde Selim’in asker nezdindeki nüfuzu azalmadı ve şehzâde Kefe’ye çekildi.
Yavuz Sultan Selim'in Balmumu Heykeli


Bu muharebede başarılı olan II.Bayezid,çok sevdiği oğlu Ahmed’i hükümdar ilan etmek için İstanbul’a davet etti.Şehzâde Ahmed de kısa sürede Gebze’ye geldi ve burada İstanbul’dan gelecek haberleri beklemeye başladı.Bu arada Divân’da Şehzâde Ahmed’in nasıl padişah ilân edileceğine dair önemli kararlar alınmış ve şehzâde İstanbul’a davet edilmişti.Şehzâde Ahmed de hiç vakit kaybetmeden Üsküdar’a geldi.
Yeniçeriler,Şehzâde Ahmed’in tahta çıkartılmak için İstanbul’a davet edildiğini ve şimdi Üsküdar’da olduğunu,üstüne üstlük,Ahmed taraftarı devlet ricalinin kendileri hakkında,
“İt ağzına kemik tutar,kemik virelüm” şeklinde hakaretâmiz ifadelerde bulunmaya başladıklarını öğrenince 21 Eylül 1511’de isyan bayrağını kaldırdı ve kendileri için köpek diyen devlet ricalinin evlerinin kapılarına, “Bize önem vermeyip,Sultan Ahmed’i getirirsiniz,bizim için ağzında kemik tutan köpek dersiniz.Bilin ki biz köpek değil erkek arslanız.Bize gıda olarak kelle gerektir.Vallahilâzim cümlenizin başını keseriz,bilmiş olasınız.” yazılı kağıtlar astılar.
Daha sonra bir toplantı düzenleyip,bu toplantıda Şehzâde Ahmed’i kesinlikle padişah olarak görmek istemediklerini açıkça dile getirdiler ve toplantıdan sonra sokaklara dağılarak, “Allah Allah! Sultan Selim’in devletine ve düşmanlarının körlüğüne!” şeklinde gülbanklar çevirmeye başladılar…
Şehzâde Ahmed de yeniçerileri yanına çekmek için veziri Yularkıstı Sinan Bey’in içerisinde bulunduğu muteber adamlarını İstanbul’a göndermişti.Fakat yeniçeriler,şehzâdenin padişahlığına razı olmadıklarını açık açık söylediler.
II.Bayezid
Böylece İstanbul’da yeniden kargaşa ve düzensizlik hakim oldu.Şehzade Selim’in padişah olmasını isteyen askerler,Şehzade Ahmed’in Üsküdar’dan İstanbul’a geçmesini engellemek için Boğaz’daki bütün ulaşım vasıtalarına el koydular.Askerler,bununla da yetinmeyerek Şehzade Ahmed’in İstanbul’da bulunan taraftarlarından Veziriazam Hersekzâde Ahmed Paşa,İkinci Vezir Koca Mustafa Paşa,Rumeli Beylerbeyi Hasan Paşa,Kazasker Müeyyezâde Abdurrahman Efendi ve Nişancı Tâcizade Cafer Çelebi’nin evlerini yağmalayıp,padişahtan bunların katledilmesini istediler.İstanbul’daki bu isyanı haber alan Şehzade Ahmed de Üsküdar’dan Gebze’ye geri döndü ve burada birkaç gün bekledikten sonra Konya’ya çekildi…
Bu sırada askerler Şehzade Selim’i kendilerine serdar tayin etmesi için Sultan Bayezid’i sıkıştırdılar ve şehzadeye de mektuplar gönderdiler.II.Bayezid,baskı üzerine oğlunu serdar tayin edip,Yavuz’u İstanbul’a davet etti.

Şehzade İstanbul’a gelerek Sultan’ın elini öptü ve bağlılığını arz etti.Ancak bu esnada yeniçeriler için için kaynamaktaydı.Sultanın sefere çıkamayacak kadar yaşlanmış olmasını,Safevilerin Anadolu’da estirdiği terör ve şehzadeler arasındaki savaşı bahane eden askerler,Topkapı Sarayı önüne gelerek,Şehzade Selim’i padişah olarak görmek istediklerini dile getirdiler.On kişilik bir temsilci heyetini Divan’a gönderdiler ve bu isteklerini orada da ifade ettiler.Başta yeni Veziriazam Mustafa Paşa olmak üzere Divân’daki diğer rical durumun vehametini anlamakta gecikmedi.Mustafa Paşa gelişmeleri bildirmek üzere padişahın yanına gitti.Neler olduğunu ve askerin isteklerini öğrenen Sultan Bayezid önce, “Nitekim ben sağım,beyliğimi kimseye vermem.” dedi.Bu cevap üzerine Veziriazam Mustafa Paşa, “Devletlü hünkâr!Tuzunuzu ekmeğinizi yedik,helâl edin.Dışarı çıkarsak bizim işimizi bitirirler.” Deyince,padişah da, “Şimdi ben padişahlığı vermezsem,beni gelip katlederler mi?” diye sordu.Veziriazam da durumu gayet net bir şekilde, “Yok,katletmezler.Ama mızrak ucuyla kaftanınızdan çekip tahttan aşağı indirirler.” diyerek ifade etti.
Sultan Baytezid,artık yapacak bir şey olmadığını anladı ve yeni bir isyan yaşanmaması için askerin isteğini kabul ederek oğlu Selim’i padişah ilan etti…

En gerçekçi Yavuz tasviri. / Nakkaş Osman



Kaynak: Erhan Afyoncu-Ahmet Önal-Uğur Demir, Osmanlı İmparatorluğu’nda Askeri İsyanlar ve Darbeler,Yeditepe Yayınevi,İstanbul,2008,s.20-25

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

0 yorum:

Yorum Gönder