Eski Türklerin Anayurtları

Moğolistan Altayları. (Fotoğraf: Servet Somuncuoğlu)
Eski Türklerin göçebe olması sebebiyle anayurtlarının neresi olduğu konusu geçmişten günümüze tartışılan bir konu olagelmiştir. Günümüze dek birçok araştırma yapılmış, araştırmalar bir takım iddiaları da beraberinde getirmiştir. Tarihçiler bir konu hakkında mutabakata varmışlardır. Özellikle Çin kaynaklarından elde edilen bilgilere göre Türklerin anayurdu Altay dağlarının bulunduğu bölge olarak gelellikle kabul edilmiştir. Sadece bu görüş kabul görmemekle birlikte bir takım başka görüşler de ortaya atılmıştır. Bunları da ele alacak olursak bunların; Tanrı Dağları ile Kuzeybatı Asya sahası, Ural Bölgesi ve Kırgız Bozkır sahası olduğu söylenebilir. Bu görüşlere bakıldığında Eski Türk anayurdunun aklımızda şekillendiğini söyleyebiliriz. 

Bunun yanında Eski Türklerin anayurdunun Moğolistan bölgesi olduğunu iddia edenler de vardır. Eski dönemde Hun, Göktürk, Uygur ve bazı Türk devletlerinin merkezleri Orkun bölgesinde olmasından dolayı bu görüş ortaya atılmıştır. Daha önce de belirttiğimiz gibi genel olarak kabul edilen görüş, Türklerin anayurdunun Ural-Altay dağları arasındaki bölge olduğudur. 

Araştırma sonuçlarının yanında destansı rivayetlere de göz atmamız gerekebilir. Zira bir takım destanlar ve burada belirtilen kişi isimleri, yer ve zamanlar günümüze ışık tutabilir. Öyle ki bu destanlarda geçen efsanevi Türk hükümdarları olan Oğuz Han, Afrasyab gibi birçok karakterin başından geçen olaylar bu bölgede geçmiştir. Örneğin Oğuz Yabgularının merkezleri olan Yengikent şehrinin Afrasyab tarafından kurulduğu destanlarda ifade edilmiştir.

Altay Özerk Cumhuriyeti (Fotoğraf: S. Somuncuoğlu)
Çin kaynakları ise Göktürklerin devlet kurmadan önce Altayların güney sahasında yaşadıkları, demircilikle meşgul olduklarını belirtir. Tarihî kaynak olarak belirtilebilecek bir başka bilgi kaynağı da kutsal kitaplar ve burada geçen rivayetlerdir. Kutsal kitaplardaki bir takım anlatılarda Yafes'in oğlu Türk(Tur)'ün vatanı olarak Isık-göl bölgesi belirtilmiştir. Yine bu rivayetlerin bazılarında da Hz.Nuh, dünyayı oğulları olan Ham, Sam ve Yafes arasında taksim ederken Türklerin atalarından olarak kabul edilen Yafes'e Ceyhun nehri ötesini vermiştir. Bu da Türkistan'ı işaret etmektedir. Akhunların, Batı Göktürklerin, Oğuzların ve Karlukların Sır nehri ve Isık-göl bölgesinde oturmaları bu rivayetlerin son derece gerçekçi bilgiler olduğunu göstermektedir. 

Dış kaynaklı bilgilere de baktığımızda Türklerin anayurdu hakkında bir takım bilgiler elde ederiz. Arap kaynaklarına göre Türk kavminin sınırlarının Ceyhun nehrine kadar geldiğini ve Türk anayurdunun Türkistan bölgesi olarak ifade edildiğini görmekteyiz. İran kaynaklarında Türklerin efsanevi hükümdarı Afrasyab'ın payitahtı Merv veya Belh olarak gösterilmektedir.

Son olarak Pers İmparatorluğu, İskender saldırıları, İslam ordularının baskısı sonuç olarak da Maveraünnehir bölgesinde Samani Devleti'nin kurulması bu bölgede yaşayan Türklerin doğuya doğru göç etmesine sebep olmuştur. Bu durum kaynaklarda ve destanlarda ifade edilmektedir. Bununla birlikte Hun, Göktürk, Akhun, Oğuz göç ve istilaları bölgedeki Türk nüfusunu tekrar güçlendirmiştir. Ceyhun nehri tekrar sınır olmuştur. Zamanla çeşitli nedenlerden dolayı batıya doğru artan göçler Türklerin sayısını azaltmış olmakla birlikte, Cengiz Han'dan itibaren bu bölgede Türk kalmayarak doğudan gelen Moğollarla burası Moğolistan olmuştur. Ayrıca başka bir bilgi daha ekleyelim ki bu mühim bir konudur: 13.yüzyılda Avrupalı seyyahlar Tuna'dan Altay'a kadar olan bölgeleri Büyük Turkia, Selçuklu Anadolusuna da sadece Turkia ismi vermişlerdir.
_______________
Kaynaklar:

■ Osman TURAN,Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi,Ötüken Yayınları,İstanbul 2003

■ İbrahim Kafesoğlu,Türk Milli Kültürü,Ötüken Yayınları, İstanbul 2010


■ Faruk Sümer,Oğuzlar,Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı,İstanbul 1999


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

0 yorum:

Yorum Gönder