Roma Cumhuriyeti: Kurumlar ve Mekanizma

Tarquinius Superbus'un
tahta oturmasını anlatan bir resim
Roma'da Cumhuriyet'in kurulmasına değinilmeden önce son kral dönemine değinmek gerekir. Zira son kral döneminde yaşananlar Roma'da Cumhuriyet rejiminin kurulmasının zeminini hazırlamıştır.Son kral Tarquinius Superbus tahta Servius Tullius'un kanlı bir şekilde öldürülmesinin ardından çıkmıştır. Tarquinius Superbus, gücünü sağlamlaştırabilmek için Tullius'u desteklemiş olan senatörleri öldürtmüş ve anayasayı yürürlükten kaldırarak yerine son derece sert despot bir yönetim kurmuştu. 
Roma Forumu
Tarquin'in saltanatı kan ve şiddetle şekillenmiştir; oğlu Sextus Tarquinius Superbus'un Lucretia adlı bir kadına tecavüz etmesi, Lucretia'nın akrabası Lucius Junius Brutus (kendisi de Tarquinius hanedanındandır) ve Lucretia'nın dul kocasının bir ayaklanma başlatmasına sebep oldu. Ayaklanma sonucu Tarquinius'un yirmi beş yıllık saltanatından sonra birçok soylu aile Roma'dan kovulmuş ve Brutus, Roma Cumhuriyeti'nin ilk consüllerinden birisi olmuştur. Onun bu saltanatı sonrası oluşan yönetim boşluğu Roma toplumunu yeni bir siyasal sistem arayışına itmiştir. Zira toplumun tüm bu yaşananlar sonrasında krallık yönetiminden pek memnun kaldığı söylenemezdi. 

Yönetim boşluğunun doldurulması gerekmekteydi. Bunu Roma'da o döneme dek uygulanmamış farklı bir yapı oluşturarak ortaya koydular. Böylece Roma'da Cumhuriyet idaresi diğer adıyla da "Res Publica" kurulmuştu (M.Ö 509). Bu yapıda ''Praetor'' adında görevli memurların olduğu, devletin bunlar vasıtasıyla idare edildiği bir sistemdi. Praetorlara bakacak olursak; onlar yıllık seçilmekteydiler. Praetorlar iki kişiden oluşmaktaydı. Bu yönetim ile krallık rejimi sona ermişti. Kralın yerini ismini verdiğimiz devlet görevlileri almıştı. Bu kişiler bundan yaklaşık bir asır sonra "consül" olarak adlandırılmıştır. Consüller ortak yetkilere sahip olup, birinin diğerine üstünlüğü yoktu. "İmperium" (emretme ve hükmetme) yetkileri onlara aitti. Ancak onların tüm bu yetkilerine karşı consüller birbirlerinin kararlarını beğenmedikleri takdirde veto etme yetkilerine sahiptiler. Onların yetkileri sınırsız değildi; siyasal konularda senatoya danışmak mecburiyetindeydiler. Ancak consül adı verilen devlet görevlileri günümüzdeki gibi bir sistemde yer almaktaydılar.Zira onlar da o dönemde dokunulmazlığa sahiptiler.Onları "Centuria Meclisi" seçmekteydi. Görev süreleri bittiğinde yaptıkları kötü işlerin hesabını bir bir vermekteydiler.

Günümüzde Curia  Meclisi 
"Curia Meclisi" ise 30 curia'dan oluşup,her bir Curia'nın bir oy hakkı vardı. Curia genellikle tam hukuka sahip patricilerden oluşmaktaydı. Senato yaklaşık 300 üyeden oluşurken bu sayı zamanla arttırılmış ve 600 olmuştur. Consüller otomatik olarak senatonun üyesi durumuna gelirlerdi. Buraya üye olmak için büyük bir servete sahip olmak gerekmekteydi. Burada da devlet     görevlilerinin çeşitli aşamalardan geçtiğini anlatmakta fayda vardır. Zira bu aşamalar belirli bir tecrübe ve yaş limitinden oluşmaktadır. Yaklaşık 25 yaşlarında Quaestor, 39-40 yaşında Praetor olunabilmekteydi. Consüllük icin ise en az 41-42 yaşında olmak gerekiyordu.Consüller Roma'da devletin hukuki,askeri ve mali sorumlusudurlar. Sayıları 2 idi. Fakat bir süre sonra sayıları arttı. Dini işler ise "Rex Secrarum" adında bir görevliye aitti.

Bazı zor dönemlerde consüller yetkilerini senato kararıyla dictator adındaki kişilere bırakırlardı.Dictator adındaki kişiler bu yetkileri 6 aylık süreliğine kullanıyorlardı.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     
Lucius Sulla
 Roma'da dictatorluk yapan en ünlü kişiler Sulla ve  Caesar'dır. Bu süre içerisinde devlet kurum ve mekanizmaları ve toplumsal yapı pek fazla değişikliğe uğramamıştır. Fakat böyle derken Roma'da halkın mutlu bir biçimde yaşadığı söylenemez. Zira bu görevlilerin bir çoğu tam hukuka sahip patricilerden oluşmaktaydı. Eşitlik ortamı yoktu. Bu da ilerleyen zamanda pleblerin patricilere karşı mücadele başlatmalarına sebep olacaktır. Bu durum Pleblere başka yollar aratacak, çareyi kendilerine ait bir meclis kurmakta bulacaklardı. "Plebis Concilium" adında bir meclis kurdular. Meclisin başkanına "tribunus" adı verilirdi ve onların da görev süreleri bir yıldı. Patricilerin de kendilerine ait bir yönetim mekanizması vardı. Onlar da "censorluk" adında bir makam oluşturdular. Centuria Meclisi her beş senede bir kere olmak üzere daha önce consüllük yapmış kişiler arasından iki censor seçerlerdi. Censorlerin yetkileri oldukça genişti. Onlar vatandaşları kayıt altında tutar, mali memurluk, vergi tahsil edilmesi, kamunun denetlenmesi, ahlak düzeninin korunması, senatoya yeni üyeler seçmek gibi görevleri yürütürdü. Onların ilk kez atanmaları da yurttaşların vatandaş listesinin hazırlanması sırasındadır.

Bu yönetim mekanizması içerisinde en yüksek rütbeye sahip görevliler (magistrat) consüller ve praetorlerdi. Quaestor olarak başlayan bir vatandaş sonraki aşamalarda sırayla aedilis, praetor ve son olarak da en yüksek rütbeli memurluk olan consül seçilirdi.
___________________


Kaynak:
Oğuz TekinEski Yunan ve Roma Tarihine Giriş, İstanbul 2012, s.192-195

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

0 yorum:

Yorum Gönder