Peyami Safa'nın "Attilâ"sı

Attilâ, psikolojik çözümlemeler yapma konusunda edebiyatımızın usta kalemlerinden olan Peyami Safa'nın 1940'lı yılların başlarında yazdığı yegâne tarihî romanıdır. Yazar, okuyucusuna kendisini Attilâ'nın yanında savaşan atlı askerlerden birisi gibi yahut Attilâ'nın sırdaşı gibi hissedebileceği bir sahicilik sunuyor bu eserinde. Batı'nın "geçtiği yerde ot yeşermez" şeklinde tasvir ettiği büyük Hun hakanı Attilâ'ya bizim penceremizden bakıyor. 


Kitabın bir diğer önemli özelliği ise yazarın bilhassa Bizanslı tarihçilerin kaydettiği bilgilerden faydalanmış olması. Bu özellik, okuduğumuz çoğu tarihi romanda bulunmadığından, esere farklı bir önem katıyor. Müellif, adeta kendisiyle özdeşleşmiş "psikolojik tasvir" hususunu da esgeçmeyerek Attila'nın sapasağlam bir iradeye sahip oluşunun yanı sıra onun şahsına münhasır yumuşak huyluluğa ve derin bir merhamet duygusuna da kaleminin kudretiyle değiniyor. Bu da, eseri diğer tarihi romanlardan ayıran özelliklerden. Yazar, romanına giriş yapmadan önce "Attilâ Romanını İzah Eden Başlangıç" başlıklı bir yazıyla roman hakkında  fikir veriyor okuyucularına. O kısmın bir parçasını buraya alıntılıyoruz:


“Attilâ kimdir? Bunu kimse iyi bilmiyor. Bizzat kendi bile kendisini meçhuller içinde hissetmiştir. 
Kimdir Attilâ? Buna, beşinci asır halkının hayal gücüne tercüman olarak şöyle cevap verelim: O, sessiz yollarıyla, gölge vermeyen şeffaf dallarıyla, alçak çalılarıyla, tavuklarla serçelerden başka bir kuş sesi duyulmayan nihayetsiz bir çölde, çalılarla şeytanlardan doğmuştur..."

Peyami Safa okuyucuları, onun cümlelerinin bir çırpıda anlaşılmasının güç olduğunu ve cümlelerini sindire sindire okumak gerektiğini tecrübe etmişlerdir. Safa'nın eserlerinde görmeye alışık olduğumuz, okuyucuya tatlı bir yorgunluk veren ve bazen de ikinci defa okunmayı gerektiren cümleler bu eserde çok da fazla bulunmuyor diyebiliriz. Zaman zaman rastlanan nispeten biraz daha eski kelimeler ve tamlamalar için de yayın evi, eserin sonuna okura kolaylık sağlayan bir sözlük eklemiş.

Safa'nın diğer eserlerinin büyüklüğünden dolayı gölgede kalmış bu eserinde, gerçeklik çizgisinden de mümkün olduğunca kopmama eğiliminde olduğu gözlenebiliyor. Öyle ki, naklettiklerinden Attilâ ile alakalı bilgilere ulaştığımız Bizanslı müverrih Prisküs ve daha başka dönem tarihçileri romanın önemli karakterlerinden olup çıkıveriyorlar. Yazarın yararlandığı kaynaklar da buna kanıt niteliğinde.

Hülâsa, Peyami Safa'nın "Attilâ"sı, okurunu bir başka Attilâ ile tanışmaya çağırıyor; Savaşan, fetheden, yenen, yenilen, âşık olan, bağışlayan, bir başka Attilâ...

Peyami Safa, Attilâ, Ötüken Neşriyat, İstanbul 2013, 279 sayfa, 12x19,5 cm



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

0 yorum:

Yorum Gönder