Bir Tarih Öğrencisinden Ne Olur?

Tariheyolculuk.org olarak, yayınlarımıza bir süre ara vermiş bulunuyorduk. Bundan sonraki yazılarımız arasında sadece tarihî değil, tarihle bir şekilde alakalı olan güncel yazılara da yer vermeye çalışacağız. Bu makalede de Tarih ve Tarih Eğitimi okuyan veya bu bölümlerde yükseköğrenim görmek isteyen öğrencilerin gelecek plânlamalarına katkı sunmaya çalışacağız..

Bu yazıya Bir tarih öğrencisinden ne olur? başlığını koyarken, akla ilk gelen cevapların, yani Öğretmen ve akademisyen yanıtlarının ötesinde, tarih/tarih öğretmenliği öğrencilerine ve adaylarına yeni ufuklar açmak ve ilham verebilmek derdindeyiz. Çünkü bu bölümlerde okuyanlar eş, dost ve akrabasından, maddî karşılığı kesin olan diğer bölümlerde öğrenim gören öğrenciler gibi olumlu tepkiler alamıyor. Eğer bu bölümlerde öğrenim görüyor veya görmeyi düşünüyorsanız Başka bir bölüm yok muydu?, Atamaları kötü diyorlar? , Ha, oradan mezun olunca ne olacaksın? gibi bir takım can sıkıcı dönütlere hazır olmalı ve kulak asmamayı öğrenmelisiniz! Çünkü tarihin içindeki sırlı zenginliği keşfeder ve kendinizi geliştirebilirseniz, hayattan keyif aldığınız değerli uğraşlara da sahip olabilirsiniz.

Şimdi, Bir tarih öğrencisinden ne olur? sorusuna verilebilecek tüm yanıtları listeleyecek ve her seçenek için kendinizi hangi yönde geliştirmeniz gerektiğini üç aşağı, beş yukarı açıklamaya çalışacağız. Bu cevapların tümünü, bir tarihçinin maharetle yapabileceği işlerden seçiyor, tarihle hiç alakası olmayan ihtimalleri göz ardı ediyoruz. Artık başlayabiliriz.

1. Öğretmen

Zaten pek çok öğrencinin yürümek için geldiği yol. Eğitim fakültesinde doğrudan, fen-edebiyat fakültelerinde formasyon alarak tarih öğretmeni olabilirsiniz. 

Yapmanız gerekenler: 
a) KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı)'na çok iyi çalışmak. Diğer her şeyi boş verseniz ve ortalama bir puanla mezun olsanız da olur. 85'in üzerinde bir KPSS puanı işinizi görebilir. (Özel okullar ya da sözleşmeli öğretmenlik için geçerli değil.)
b) Diploma. Atanmanız için gerekli olan diğer şey, puanı önemli olmayan bir tarih diploması.
c) Eğer Fen-Edebiyat fakültelerinde tarih okuyorsanız formasyon da almanız gerekir.  

Bu yolu seçecek olanların yapması gerekenler fakültelerde ve çeşitli eğitim kurumlarında daha detaylı anlatıldığından fazlaca ayrıntıya girmeyeceğiz. Bir tarih öğretmeni olmak istiyorsanız, nasıl atanırım? sorusu kadar nasıl iyi bir tarih öğretmeni olurum, ve tarihi nasıl sevdirir, öğrencilerimi derse dahil edebilirim? diye düşünmeyi de ihmal etmeyin sakın!

2. Akademisyen

Tarihçiliğin araştırma uğraşısının en sağlıklı biçimde yapılabileceği -ama yapılıp yapılmadığı tartışmalı olan- ortam. Disipliner olarak, yani kuralları belirli bir uğraşı olması nedeniyle tarihçilik, amatör tarihçilikten oldukça farklıdır. Kaynaklar göstermek zorundasınızdır ve her şeyin ispatlanabilir, sınanabilir olması zarureti vardır. Gazete tarihçiliği veya amatör tarihçilik gibi, yalnızca ikinci elden kaynakları okuyarak çalım satamazsınız. İşin künhüne inmek, kâğıt tozu yutmak, rutubet koklamak zorundasınızdır ve bundan keyif almayacaksanız hiç bu işe bulaşmamalısınız.

Akademisyen olmak için izlenecek yol özetle şöyledir: Mezun olmak > Yüksek Lisans Eğitimi+Tez (2 Yıl) > Doktora Eğitimi+Tez (2 Yıl). Basitçe saydığımız bu adımlardan sonra vereceğiniz yeterlilik sınavının ardından bir üniversitede öğretim görevlisi olarak kendi alanınızda ders vermeye başlayabilirsiniz.

Yapmanız gerekenler: 
a) Bir akademisyen-tarihçi olmak için öncelikle -genel olarak- 2,50'nin üzerinde bir  diploma ortalamasına sahip olmanız aranır. Bu puan ne kadar yüksekse eğitim programına yerleşme şansınız o kadar artar.
b) ALES (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) Sözel puanınızın -genellikle- 65 üzerinde olması aranır. 
c) YDS (Yabancı Dil Seviye Tespit Sınavı) puanınızın -genel olarak- 60 puan üzerinde olması beklenir. Bazı üniversiteler daha yüksek lisansa girişte bu puanı isterken bazıları sadece doktorada ister. Yabancı dilde eğitim veren üniversitelerde YDS yerine kendilerinin düzenledikleri daha yüksek düzeyde ve detaylı sınavlar olabildiği gibi, TOEFL gibi uluslararası standartta dil sınavlarından da yeterli puanlar almanızı isteyebilirler.
d) Üniversitenizin yüksek lisans kabul mülâkatı ve sınavlarından olabildiğince yüksek puanlar almak. Ne kadar yüksek alırsanız yerleşme şansınız artar. (Mülakatlarda iltimas ve ideolojik saplantı gibi durumlar ne yazık ki hâlâ gündemdedir.)
e) Tabii hepsinden önce iyi bir lisans dönemi geçirip, bol okuma yapmak, kendinizi geliştirmek. Anlatacağınız bir şeyler, merak ettiğiniz karanlıkta kalmış meseleler yoksa akademisyen olmanızın da bir anlamı yoktur. Bir an önce ilgi alanınızı belirlemeye ve Huxley'e atfedilen sözdeki gibi, Her şey hakkında bir şeyi ve bir şey hakkında her şeyi öğrenmeye çalışın.

3. Araştırma Görevlisi

Bu alan akademisyenliğin bir koludur. Üniversitenizde kadro boşluğu olması halinde araştırma görevlisi olarak üniversitedeki bazı işlerin yürütülmesinde çalışır, aynı zamanda yüksek lisans/doktora öğreniminizi sürdürürsünüz. Maaşınız olduğu için daha rahat bir pozisyonda olursunuz.

Yapmanız Gerekenler:
a) Yüksek bir diploma notu. Lisans dönemi boyunca ortalamanızı olabildiğince yüksek tutmalısınız.
b) Yakın bir zamana dek ÖYP (Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı) sınavından alınan sonuçla yapılan yerleştirmeler son düzenlemelerle yerini mülakatlara bıraktı. Bu mülakatları geçmelisiniz.
c) YDS'den 50 üzeri bir puan almak.
d) ALES puanınız 70 üzeri olmalı.

Bu üç seçenek, formal, yani maddî karşılığı ve kazanımların az çok belli olduğu yollardır. Sonunda ışık görünen tüneller, asfalt döşeli otoyollar. İşleyiş bir sistem dahilinde olur. Bundan sonra sayacaklarımız informal, yani sizin kendi kendinize yürüteceğiniz, belirli bir sistemi olmayan ve sonunda ışık görülmeyen tünellerdir. Daha ıssız, daha müphem fakat heyecanlı patikalardır.

4. Turist Rehberi

Eğer iletişim kabiliyetiniz çok yüksekse ve bir yabancı dili akıcı şekilde konuşabiliyorsanız, özellikle İstanbul gibi büyük turistik cazibe merkezlerinde bir turizm şirketinde rehber olarak çalışmanız oldukça olasıdır.

Yapmanız Gerekenler:
a) Turistik mekânları avucunuzun içi gibi bilmelisiniz. Lisans döneminizi, yaşadığınız şehrin tarihî mekânlarını arşınlayarak geçirin. Buralarda eş, dost ve akrabanızı gezdirerek kendinizi sınayabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken şeyler: Onları sıkmadan ve yormadan, en eğlenceli şekilde bilgilendirebiliyor musunuz?
b) En az bir yabancı dili akıcı bir şekilde konuşmak. O çok iyi bildiğiniz mekânları yabancı insanlara ve bazen kendi dillerinde anlatmak zorundasınız. Unutmayın ki ezberleyerek bu iş yürümez; size sorular soracaklar ve belki bir mola esnasında, üzerinde bulunduğunuz mekânda yaşanmış heyecan verici bir tarihi olay hakkında sizinle uzun bir sohbet etmek isteyen birileri çıkacak. 
c) Seyahat etmek. Turistlerle iletişim kuracaksanız önce turist olmayı tecrübe etmelisiniz.

5. Belge Okuru/ Arşivci

En sıkıcı işlerden biridir. Ancak Osmanlıca (Arap harfleriyle yazılan Türkçe) müptelasıysanız, karmakarışık ve kimse okuyamasın diye özel uğraş verilerek yazılmış diplomatik metinler size heyecan veriyorsa bu yol sizin yolunuz. Bu işte tez hazırlayanlara belge bulup yazıları Latin harflerine aktarabilir ve küçük işlerle para kazanabilirsiniz. Daha iyi bir yol ise Başbakanlık Osmanlı Arşivleri gibi devlete veya özel kuruluşlara bağlı büyük arşivlerde okurluk yapmak, arşivleri düzenlemek veya yayımlamakla uğraşmaktır.

Yapmanız Gerekenler:
a) Lisans dönemi boyunca Osmanlıca derslerinize büyük özen göstermeli, ders haricinde de diplomatik veya edebi metinleri matbu, rik'a, talik, dîvânî vb. demeden harıl harıl okumalı, Osmanlı kitabelerinin ve mezar taşlarının izini sürmelisiniz.
b) Bu işte çok iyi olduğunuzu ispatlamak. Gerek ders notlarınızla, gerek performansınızla insanları etkileyebilir, kendi çevrenizi oluşturarak küçük aktarım işleri almaya başlayabilirsiniz. Devlet Arşivleri'nde çalışmak için de transkript belgenizdeki Osmanlıca notlarınız size yardımcı olabilir veya kurumların varsa kendi sınavlarında maharetlerinizi sergileyebilirsiniz.

6. Müze Görevlisi

Bir tarih/tarih eğitimi mezunu olarak bir müzedeki personel açığını kapatabilirsiniz. Müzedeki grup gezilerine refakat edebilir, envanterlerin tarihlerini ziyaretçilere anlatabilirsiniz. Bu alanlarda diploma puanınıza ve girdiğiniz akademik sınavlara fazla önem verilmez. 

Eğer rüşdünü ispat etmiş bir tarihçi iseniz müze müdürü bile olabilirsiniz. Yakın zamanda Ayasofya ve Topkapı Sarayı Müzelerinin müdürlüğünü yapanlar tarihçilerden çıkmıştır ve buraları ziyaret eden devlet başkanları ile diplomatik ziyaretçilere gezileri esnasında eşlik etmişlerdir.

Yapmanız Gerekenler:
a) Müzelerle içli dışlı olmak ve nesnelerin tarihine ilgi duyup bilgi birikimi sağlamak.
b) Çevre edinmek. Sizi müzede işe alacak birilerine ihtiyaç duyabilirsiniz.
c) Müzelerin iş ilânlarını takip etmek. Şansınız varsa çevrenizde sizi işe alacak birinin olmasına da gerek olmayabilir. 
d) Genel geçerliği olan bir yabancı dil bilmek. Saydığımız tüm işlerde yabancı ziyaretçilerle iletişiminizi sağlayacak bir dile ihtiyacınız olabilir.

7. Danışman

En spesifik yollardan biridir. Çok tanınmış bir tarihçi-akademisyen olmayı başarmış ve sözünüzü dinletir bir vaziyetteyseniz, yakınlarında tarihi ve gündemi okuyabilecek insanlara ihtiyaç duyan siyasîlerden danışmanlık teklifi alabilir, kendinizi devlet kurumlarında bulabilirsiniz. Diğer taraftan tarihle ilgili sanatsal çalışmalarda, belgesellerde ve tarihî dizi/film yapımlarında da danışmanlığınıza ihtiyaç duyanlar olacaktır. 

Yapmanız Gerekenler:
a) Mümkün olduğunca çok yabancı dil bilmek ve bunları iyi kullanabilmek.
b) ÖSYM'nin YLSY (Yurt dışı yüksek lisans) programlarına katılarak yurt dışında alacağınız lisansüstü öğrenim sonrası yurtiçindeki üniversitelerde bölge uzmanlığı (Ortadoğu, Uzakdoğu gibi) veya MEB'de eğitim uzmanlığı yapabilirsiniz. Bu program için 85 üzeri ALES puanı ve iyi bir diploma notu gerekir. Ayrıca mülakat uygulanır. Buradan mezun olan öğrenciler döndüklerinde aranan siyasî uzmanlar veya eğitim uzmanları olabilir.
c) Verdiğiniz eserler ve yaptığınız işlerle kendinizi ispat etmeniz. Bir politik danışmanın tarih kadar, tarihten yola çıkarak bugün hakkında da tutarlı ve isabetli çıkarımlarının olması gerekir. Sanat çalışmalarında da yapımcılar isminizi duyurmuş olmanızı dikkate alırlar.

8. Editör

İyi bir tarih öğrencisi, kitaplarla içli dışlıdır. Hatta yayınevleriyle, kitap fuarlarıyla, onların politikaları ve sahipleriyle bile içli dışlı olmaya başlayabilir. Bunun için yayınevlerinin genellikle merkez edindiği İstanbul'da iseniz şansınız daha da yüksektir.

Yapmanız Gerekenler:
a) Lisans döneminde bolca tarih, edebiyat ve felsefe okuması yapmalısınız. Kitap okumayı bir zanaat haline getirmiş olmalısınız.
b) Dile hükmetmek. Çok iyi bir yazı dili geliştirmeli, cümle bozukluklarını ve imlâ hatalarını bir bakışta görebilmelisiniz.
c) Çevre edinmek. Size iş verebilecek veya stajyer olarak yanında çalıştıracak bir yayınevi editörü ya da sahibi ile, salt çıkar için değil, gerçekten kendilerinden bir şeyler öğrenebilmek için samimi yakınlık kurmaya başlamalısınız.
d) Dergi veya üniversitelerin editörlük kurslarına katılmak. Buralardan alacağınız bir sertifika yolunuzu açabilir, çevre edinmeksizin de yayınevlerine yapacağınız başvurular kabul edilebilir. Önce daha küçük yayınevlerinde şansınızı denemeli ve deneyim kazandıkça büyümeyi düşünmelisiniz.
e) Kitap kurdu olmak. Tüm yayınevlerini ciğerine kadar tanımak. Politikalarını, ideolojik duruşlarını, esnekliklerini ve kırmızı çizgilerini bilmek. Bir yayın nasıl daha çok insana ulaşabilir?, nasıl tanıtılabilir? gibi bazı kurumsal sorunlara odaklanmak.

9. Metin Yazarı

Televizyon belgeselleri veya popüler tarih dergileri için metin yazarlığı yapabilirsiniz. Tarih okumuş, pek çok konuyu bilen ve bildiklerini anlatacak kadar iyi bir dile sahip olan biri için film şirketleri ve dergilerin kapısı aralanmaya müsaittir.

Yapmanız Gerekenler:
a) Yine bolca kitap okumuş ve birikiminizi sağlamış olmak en önemli unsur. Çölde bir devenin hörgücü nasıl bir işlev görürse, sizin de okuduklarınız aynı işi görecektir!
b) Çevre. Bir tv yapımcısıyla bağlantınız varsa projelerinizi onunla paylaşabilir, belki yapımını da sağlayabilirsiniz.
c) Geliştirdiğiniz projeleri televizyonlar ve yapım şirketleriyle paylaşarak da şansınızı deneyebilirsiniz. Bunun için bir senaryo/belgesel  yazarlığı kursuna gitmeniz işinizi kolaylaştırabilir.

10. Tarihi Roman Yazarı

Neden olmasın? Bütün iyi romanlar edebiyat bölümü mezunları tarafından mı yazılıyor? Tabii ki hayır! Bütün iyi tarihçiler de tarih okuyanlar arasından çıkmaz, farklı alanlardan gelmiş fakat yine de akademik duyarlılıkla çalışan tarihçiler görürüz. Yine aynı şekilde, edebiyata ilginiz varsa ve tarihi olaylar kafanızdaki hayal odasında cevelan edip duruyorsa hiç vakit kaybetmeden fikirlerinizi kaydetmeye başlasanız iyi olur. Bunun, hayatınızın tümüne yayılmış bir çalışma ve sabır isteyen bir uğraş olduğunu unutmayın.

Yapmanız Gerekenler:
a) Bolca kitap okumuş ve birikiminizi sağlamış olmak. (Bununla da yetinmeyip sürekli okumak.) Yazmayı düşündüğünüz alandaki her şeyi okuyun ve Bunların üzerine farklı olarak daha ne yazılabilir? diye kendinize sorun. Cevabınız hiçbir şey ise başka bir alanda tarihî roman yazmayı deneyin. Daha saf, bâkir bir alan.
b) Dile hükmetmek. Edebbî yeteneklerinizi keşfedip kendi kendinizi geliştirmelisiniz. Bunun için bol bol roman ve şiir okumalısınız. 
c) Yazmayı denemek. Parça parça öykülerle işe başlayabilir, bir blog açıp tarihî kahramanlarınızın maceralarını küçük küçük de olsa arkadaşlarınızla paylaşarak kendinizi ilk sınavınızdan geçirebilirsiniz. Yeniden yazmak ve yazdıklarınızı gözden geçirmek asla sıkıcı gelmesin!
d) Roman ve öykü kuramına dair kitaplar/makaleler okumak. Böylece yaklaşımınızı belirleyebilirsiniz.
e) Seyahate çıkmak. Farklı dünyalardan ve farklı insanlardan bahsedecekseniz onları tanımalısınız. Preveze Deniz Zaferi'ni yazıyorsanız Akdeniz'e çıkmalı ve orada güneşin nasıl battığına şahit olmalısınız. Hisleriniz bir duvarın arkasından süzülerek dışarı çıktığında verimsiz olacaktır.

11.Senarist

Film sektörü dev gibi büyüyen bir ekonomiyle dünyayı sarmaya devam ederken tarihî filmler de en ön saflardaki yerini korumayı sürdürüyor. Son yıllarda ülkemizde de artan tarih popülaritesiyle birlikte yapıma hazırlanan tarihî dizi ve film sayısı da artış gösterdi. Film sektörü nitelikli senarist yokluğundan şikâyetçi. Kendini geliştirmiş, hayal gücü yüksek ve dile hükmedebilen bir tarihçiden neden iyi bir senarist olmasın? 

Yapmanız Gerekenler:
a) Bir senaryo kursuna gitmek işinizi kolaylaştırır. Bu işin teknik yönlerini keşfetmeye bir an önce başlayın. Bunu yapamıyorsanız internetten ve kitaplardan öğrenmenin yolunu bulun.
b) Hayal gücünüzü besleyecek tarihî ve edebî okumalar yapın. 
c) Bol bol film izleyin ve senaryo okuyun. Tarih konulu yapımları kayırabilirsiniz. Yapanlar bu işi nasıl yapmış?
d) Çevre edinmek. Sinema sektörünün üreticileriyle (yapımcı, yönetmen veya senaristlerle) yakınlaşabilirseniz elbette işin iç yüzünü gözlemleme ve geliştirdiğiniz projeleri daha rahat tanıtma ve belki yaptırma imkânı yakalayabilirsiniz. Eğer bir çevreniz yoksa TRT'nin TV Filmleri Projesi gibi internetten başvurulabilen organizasyonlara da ürünlerinizi gönderebilirsiniz. İletişim kanallarınızı açık tutun ve fırsatları değerlendirin.
e) Bolca denemeler yapın ve müsveddeleri çöpe atmaktan yılmayın.

Tarihin anlatmadığı boşluklarda acaba neler yaşanmış olabilir? Hayal gücünüzü serbest bırakın, ama tarihi gerçeklere de asla ihanet etmeyin. Nihayetinde gerçekliği olan olayları yazıyor olacaksınız: Gerçek isimler, mekânlar ve olaylar. Kimsenin sizin hakkınızda ipe sapa gelmez şeyler uydurmasından hoşlanmazdınız, değil mi?
*
Bir tarih öğrencisinden ne olur? sorusuna, tarihten kopmadan verilecek bu yanıtlar aklınızın bir köşesinde bulunsun. Tüm bu seçenekler içinde hangisini seçeceğiniz tamamen size kalmış. Yeteneklerinizi ve ilgi alanlarınızı gözden geçirin ve hiç vakit kaybetmeden ilerleyeceğiniz yola odaklanın. Her yerde olan hiçbir yerde değildir, demiş Martialis. Yolunuzu seçtikten sonra tek yapmanız gereken şey; bir köpekbalığının koku alma duyularına güvendiği gibi, merak duygunuza güvenmek ve sizi nereye götürüyorsa oraya doğru gitmek. Neleri merak ediyorsanız o konularda ilginiz ve muhtemelen beceriniz var demektir. 

 Yolunuz açık olsun!

[Resimler: Osman Hamdi Bey:Okuyan Genç Emir (1878)'den detay ve Ab-ı Hayat Çeşmesi (1904) ]



20 Aralık 2015

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

0 yorum:

Yorum Gönder